KURANI KERİM MEZARLIK KİTABI DEĞİLDİR
Kur'an ayetleriyle buluşup muhatap alındığımızın farkına vararak anlam merkezli okumaya başladığınızda Kur'an bizi ihya ve inşa etmeye başlıyor. Ne yazık ki yıllarca sadece Arapça metin olarak okuyup manayı kavramadan, anlamadan hatta idrak ve tefekkür etmeden okuma yapmayı ya da dinlemeyi tercih etmişiz/etmeye devam ediyoruz.
Maalesef bu vebalin çoğunluğu toplum önünde yer alan öncülere aittir. Lakin bizler geleneksel çizginin dışına çıkarak, her harfine sevabı reddetmeden mutlaka manasını okuyarak taçlandırmak gerekli olduğunu düşünüyorum. Kur'an'ın 22. Suresi olan Hac Suresini okurken durup düşünmeye sevk eden birçok ayet bizleri derin tefekküre sevk ediyor.
Bu Surenin 24. Ayeti ise mana olarak "Çünkü onlara dünyada hem sözlerin en güzelini (kelime i tevhidi) söyleyip yürekten tasdik etmek hem de bütün güzel övgülere layık olan Allah'ın yolunda yürümek nasip olmuştur".
Kelime-i tevhidi söylemekle kalmayıp o kelimede neleri reddetmemiz gerektiğini bilmemiz gerekir. Ayrıca o yolda bir ömür boyu yürümek gerektiğini bunun Kur'an ifadesiyle "siratil hamiyd" olduğu ifade edilmektedir. Kelime-i tevhid in zikri onun yüce manasını beden denilen ülkeye taşımak gerekiyor. Onun içindir ki konu ile dertlenen ulema "Kur'an'ın mezarlık kitabı olmadığını" haykırarak bizlere günlük Arapça metin yanında mutlaka ama mutlaka anlamını yani Türkçe mealini okumak gerekli diye düşünüyorum.
Bir adım sonrası ise en azından Diyanetin hazırladığı 6 ciltlik geniş açıklamalı tefsire adım atmak gerekli. Kur'an'ın bizlere sunduğu hayat planına, dünya ve ahiretin saadeti için mutlaka uyulması gerektiğine inanıyorum. Çünkü her ne yaparsak yapalım yaptığımız zerre miktarı hayr veya şer Rabbimiz katındaki kitaba kaydedilmektedir.
O halde yarın okuduğumuz zaman "yüzlerimizin gülmesi" için yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'i anlayarak tefekkür etmeye ve öğrendiklerimizi yaşarken uygulamaya gayret etmeli. Efendimiz büyük bir müjde veriyor bizlere "kim öğrendikleri ile amel ederse, Allah ona bilmediklerini öğretir."
Selametle
Nazım YILDIRIM
14.05.2020