KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN
 
KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN

KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN

İçinde bulunduğumuz zamanlar bizlere yeniden idrak, izan ve irade yenileme zamanları ....
Efendimiz bizlere " Ölmeden önce ölünüz" sözüyle toprağın altına girmeden önce olunuz, olgunlaşınız bilinç ve duruşunuz olmasını istiyor özellikle....

Ne yazık ki savruluyoruz...

Değerler erozyonu yaşıyoruz...
Regâib, Arapça bir kelimedir ve “reğa-be” kökünden gelmektedir. “Reğa-be”, kelime olarak, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarfetmek, çalışmak, mücadele etmek, yani kısaca 7/24 an ve an huzurda olmak demektir.
Terim olarak Regâib, Türkçe’de kandil geceleri dediğimiz mübârek gecelerden biri......

Zamanla her birimiz kendi anlayışıyla göre anlamlandırmaya değerlendirmeye çalışmaktayız kandili kandilleri..
Tabi elbette farklılıklar olacak anlama ve algımız da.Hiç olmazsa bir mesajla da olsa dostlarımızı hatırlıyoruz....

Kendi adıma nasıl değerlendirilmeli,
nasıl anlam kazandırılmalı,
özellikle genç nesile nasıl bir farkındalık aktarılmalı diye derinlemesine düşünmeye başladım.

Gördüğüm kadarıyla kullanılan üslup söylenen dil, beden dili, iletişim, konu seçimi baştan aşağı gözden geçirilmeli...
Halbuki efendimizin hem nefsinde, hemde sahabenin eğitim anlayışında ortaya koyduğu ilkesel temel değer ” kendi nefsin için sevip istediğini karsısındaki insan içinde sev ve iste, kendin için arzulamadığın istemediğin hoşlanmadığın hiç bir şeyi de isteme ve yapma. “….

Buyrun size altın anahtar....
Her kapıya uygun
Her kapıyı açan….
Her sorunu çözen....
Mükemmel bir tavsiye....

Sadece bu sözünü nefsimize ve neslimize yerleştirelim bir çok sorunu çözersiniz....
Yola çıktınız trafiktesiniz size ne yapılmasından rahatsız oluyorsanız yapmayın….
Ustasınız,İşçisiniz…
Amir yada memursunuz fark etmez....Neyi duymak ya da duymamak istiyorsanız...Yapmayın yada yapın....
Bir söz sizi ve dünyanızı değiştirir..

Kandili kutlamak değil aslolan, asıl mesele her kandil yeniden teraziye çıkarak tartılmak....eksiklerimiz neler nelerde hata yapıyoruz....farkına varmak.. zaten Tövbe farkına vararak geri dönmektedir, vazgeçmedir.....

Bu bizlere bir anlayış bir bakış kazandırır.....

Yoksa sadece sayılara bağlı tespih devirmek ,sayı çoğaltmak, sayılara boğulmak bizi degiştirmiyorsa sayı yorgunluğu ile kalır.....!!!?

Yani mesele adam olmaktır.

Ahlak sahibi olmaktır. İrfan sahibi olmaktır.
Nezaket sahibi olmaktır.Nezafet sahibi olmaktır.
Adalet sahibi , asalet sahibi olmak dır.
Ne aldanan nede aldatan olmamak dır.

Doğru tartmaktır.Sözünde durmaktır.

Emanete riayet etmektir.Yalan söylememektir..
Kimseyi ötekileştirmemektir....
Kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur....
Üstünlük ancak sorumlulukla mümkündür....

Bunlar olursa benden başlayarak bize doğru toplumsal iyileşme gerçekleşir.
Yoksa bilmem kaç rekat namaz kılarsan kandilde şunları yaparsan başlayan sözler bireyseldir. Kişiye aittir. 
Aslolan bu değerlerle kendimizi yüceltebilirsen fayda sağlarsın.. Bu değerlerin topluma etki eden şeyler olması lazım. İşte o zaman salihattır.
Bugün dünden fazla salihata ihtiyacımız var. Toplumsal alanda.
Bireysel de çok iyi insan olabilirsiniz. Lakin mesele toplum adına yararlı bireyler olmaktır…

Buyrun hep birlikte anlamaya
Anlamlandırmaya.Yeni bir anlayışa.....
Salihata, topluma dönük faaliyetlere...
Kısaca kandil ihyası budur
Yoksa sadece lafızda sözde kalır.
Anlam için anlamak ve bilinç kazanmak duasıyla...
Selam ve dua ile
Nazım YILDIRIM

Afşar 07/03/2019



Son Güncellenme: 2019-03-07 16:22:59