Galiba aşk fırınında yanmak gerekiyor….

Öyle bir yanmak ki insan özlüyor bu yanmayı. “Hamdim, yandım piştim” diyenlerin söyleme hakları olduğu yanmak… yani olmak… olgunlaşmak…

Arifler derlerki iyi bir çayda kâmil bir insanın halı vardır.

Kaynayacak… demleyecek ve dinlenecek… yoksa ham kokar… tıpkı insan gibi…

Sözün tamda burasında Hacı Bayram Veli’yi anmazsak olmaz

“N’ oldu bu gönlüm n’oldu bu gönlüm. Yanmada derman buldu gonlum”

Derman bulmak, derman olmakla kaimmis meğer…

Bir cana can olabilmek… dokunabilmek üşüyen yureklere…

Gönlümüzü bir yere kilitlemeden yanımızda tasimakmis her dem…

Durmadan bir yerlere yetişme telaşındayız.

Yanibasimizdakilerini görmeden…

Anlamadan… Göz göze gelmeden… kalbden çıkan sözler söylemeden… dokunmadan…

Durmaliyiz… durmaliyiz önce…

Durup dinlemeliyiz… dinlenmeliyiz…

Göz göze gelmeliyiz. Birbirimizi ısıtacak bakışlara ihtiyacımız var.birbirimize vereceğimiz avuç içinde saklayacak, sandıklara koyup koklayacak, her can sikintisinda alıp yudumlayacak sözlere çok ama çok ihtiyacımız var…

Vicdan, merhamet, vefa, nezaket, nezafet … Raflardan yeryüzünü inmeli.. yürüyen yaşayan bir abide olmalı…

Bir gün minareden acı bir selayla ismin sahici beldeye gönderilmeden…

O söze başını yaslayacak…
Onunla hayat bulacak…
Onunla gülecek…

Söze, kelama, muhabbete, muhasebeye, münasebete, tebessume,tefekküre, tesekkure…

İhtiyacımız var… hepimizin her birimizin…

Taşımak için omuzlarda koşuşturmadan!!!

Muhabbetle

Nazim YİLDİRİM

Afsar 26.11.2018