“Bana dua ediniz, duanizi kabul edeyim” diyor yüce Mevla…

Duayı anlamak ve anlamlandırmak için ehli irfanın şu tespitine kulak vermek lazım.

Ya rabbi. Ben aciz bir kul olarak bana yüklediğin sorumluluğu anladım. Onu yerine getirmek için şu ellerimle çabaladım ve çapaladım… Verdiğin aklı ve imkânlarımı gücüm nispetinde yerine getirmeye çalıştım. Acziyetimin farkındayım istediğim hakkımda, hakkımızda hayırlı ise onu tamamla.

Rabbim bize dünya ve ahirette mutluluk, güzellik ve faydalı ilim ver…

Bizi bize nefsimize esir etme…

Yeryüzünde yaşayan tüm canlılara karşı bizi müşfik kıl. Veriniz infak (kazandığından muhtaçlara vermek) ediniz, seviniz, küçümsemeyiniz, kibirlenmeyiniz, haddi aşmayınız emirlerini yerine getirmeyi bize yükledin. Bu sorumlulukları sorunlara dönüştürmeden yaşamayı nasip eyle.

Bizi “adam” eyle…
Bizi eşrefi mahlukatın içinde olmayı nasip eyle…

Bizi hak ve hakikatin kulu eyle…

Bizi inandığımız gibi yaşamayı kolaylaştır.

Bizi metalaşan dünyada, altına, gümüşe, makama, mevkiye kul eyleme. Dünyayı ahiretin tarlası olarak idrak eden ehli iranın anlayış ve duasına mazhar eyle…

Dualarımızı önce fiiliyata yani Salih amele, eyleme, sahaya, yaşamaya, var olmaya, var kılmaya, varlığa adayış, sonrada kavli olmasını nasıp eyle.

En çok muhtaçlık duyduğumuz anladıklarımızın sahada yaşanılır kılınması ortaya konulmasıdır.

Duaya muhtaç olan kulluk adına…

Size ve sevdiklerinize “Dua” olması niyetiyle hoşçakalın.

Nazım YILDIRIM

Afşar / 27.04.2018

Related Posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir